SSI Law Firm

  • English
  • Türkçe
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Ekibimiz ile Tanışın
  • Çalışma Alanları
  • Kariyer
  • İletişim
  • Home
  • Posts tagged "İstanbul Finans Merkezi"
30 Ağustos 2026

Tag: İstanbul Finans Merkezi

ULUSLARARASI FİNANS MERKEZLERİ VE TAHKİM

Pazartesi, 20 Ocak 2025 by ssi-legal

Özet

Günümüz ekosistemi içerisinde sermayenin kolayca ülke değiştirebilmesi, mal, hizmet ve sermaye piyasalarını ülkesel boyuttan küresel boyuta taşımıştır. Bu küreselleşmenin sonuçlarından bir tanesi de uluslararası yatırımcıların, faaliyet gösterdikleri her ülkede farklı bir hukuk sistemi ve adli mekanizma ile çalışmak zorunda kalmalarıdır. Uluslararası finans uygulamasında önemli bir alternatif olarak uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümü için kurulmuş çeşitli kurumlar bulunmaktadır.

Bu çalışmamızda, öncelikle tahkimin uluslararası finans alanındaki önemi ve tercih edilme sebepleri, sonrasında ise Orta Doğu ve Asya’daki önemli uluslararası finans merkezlerinde kurulmuş olan tahkim kurumları incelenmekte olup, son kısımda ise bu inceleme ışığında ülkemizde İstanbul Finans Merkezi’nde (“İFM”), diğer uluslararası finans merkezlerinin sahip olduğuna benzer bir yapı kurulup kurulamayacağına ilişkin değerlendirmelere yer verilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Uluslararası Finans Merkezi, Uluslararası Tahkim, Uyuşmazlık Çözüm Yöntemi, İstanbul Finans Merkezi

I. GİRİŞ

Dünyanın önde gelen finans merkezleri, bulundukları ülkenin yargı yetkisinden bağımsız birer yargı alanı olma özellikleriyle gerek kendi bünyelerinde kurulan özel ve bağımsız mahkemeler gerekse özel tahkim kurumları ile yatırımcılara ev sahibi ülkenin yargı sistemine tabi olma dışında bir seçenek sunmaktadır. Yatırımcılar ise uluslararası yatırım ve ticaret faaliyetlerinde kendilerinin de eşit olarak temsil edildikleri bir mekanizma olan tahkim yolunu, diğer uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden daha çok tercih etmektedirler.

Yatırımcıların uluslararası tahkimden bekledikleri en önemli hususlar, anlaşmazlık konusunun hızlı, mümkün olduğunca az masraflı bir şekilde kabul edilebilir bir sonuca ulaşabilmesi ve alınan kararın tenfizinin güvenceye alındığı bir sistemin varlığıdır.

II. ULUSLARARASI FİNANS ALANINDA TAHKİMİN ÖNEMİ

24 Kasım 2016’da Milletlerarası Ticaret Odası (“ICC”) Tahkim ve Alternatif Uyuşmazlık Çözümü Komisyonu Finansal Kurumlar ve Uluslararası Tahkim Görev Gücü tarafından yayımlanan Finansal Kurumlar ve Uluslararası Tahkim Hakkında Rapor’a1 (“Rapor”) göre, Londra, New York, Hong Kong ve Frankfurt gibi ana finans merkezlerinde yerel mahkemelerde dava açmayı tercih eden finansal kurumlar, değişen ve giderek daha katı hale gelen düzenleyici ortam, küreselleşme ve gelişmekte olan piyasalardan tarafların uluslararası finansa artan katılımı nedeniyle sınır ötesi bankacılık ve finansal anlaşmazlıklar için uluslararası tahkimin kullanımına giderek daha açık hale gelmektedir.

Rapor’da, finansal kurumların aşağıdaki durumlarda tahkimi tercih etme eğiliminde olduğu belirtilmektedir:

  • İşlem önemli ve özellikle karmaşıksa;
  • Gizlilik bir endişe konusuysa;
  • Karşı taraf devlete ait bir kuruluşsa;
  • Karşı taraf, yabancı mahkeme kararlarının tanınmasının sorunlu olduğu veya bir tahkim kararının infazının daha kolay olabileceği bir yargı bölgesindeyse.

Finansal kurumlar için bugüne kadarki en temel sorunlardan biri, sözleşme ilişkisi içerisinde bulundukları karşı tarafın bulunduğu ülke veya varlıklarının bulunduğu ülke olmuştur. Zira, tahkim kararının infazının ilgili ülkede talep edilmesi gerekecektir. Bu noktada, uluslararası tahkimin finansal kurumlara sunabileceği temel avantajları incelemek aydınlatıcı olacaktır.

Finansal işlemlerin giderek daha karmaşık hale gelmesi ve finansal hizmetlere ilişkin anlaşmazlıkların genellikle oldukça teknik olması, uzman hakemler, tahkim kurumları ve karmaşık finansal anlaşmazlıkları çözmek için tasarlanmış kuralların tercih edilmesinde önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla, ulusal mahkemenin karmaşık finansal ürünlerle başa çıkmak için uzmanlığa sahip olmaması endişesine karşılık tarafların sektör uzmanlığı ve deneyimi olan uzman hakemleri seçme imkânı, finans kuruluşları tarafından tahkimin temel bir avantajı olarak gösterilmektedir.

Danışmanlık ve birleşme ve devralma gibi ticari açıdan hassas alanlar için bir diğer avantaj ise tahkimin sunduğu gizlilik ve mahremiyettir. Mahkeme davalarının aksine, tahkim duruşması kamuya açık değildir ve taraflar tahkim kararının ve tahkimde ortaya çıkan belgelerin gizli olması konusunda anlaşabilmektedir.

Tüm bunların yanında, gelişmekte olan piyasalardan gelen bir tarafın mevcut olduğu durumda, uluslararası tahkimin ulusal mahkeme davalarına göre sahip olduğu en büyük avantaj, uygulama ile ilgilidir. Nitekim, tahkim kararları, Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkındaki New York Sözleşmesi (“New York Sözleşmesi”) uyarınca, genellikle yabancı mahkeme kararlarından daha kolay bir şekilde uluslararası olarak uygulanabilmektedir. Dolayısıyla, tahkim mahkemesinin yeri New York Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olduğu takdirde, karar diğer imzacı devletlerden herhangi birinde uygulanabilmektedir.

III. ULUSLARARASI FİNANS MERKEZLERİNDEKİ TAHKİM KURUMLARI

A. Dubai Uluslararası Tahkim Merkezi

Dubai Uluslararası Finans Merkezi (“DIFC”), başta Birleşik Arap Emirlikleri (“BAE”) olmak üzere geniş bir bölgede büyümeye, ilerlemeye ve ekonomik kalkınmaya güvenli bir ortam yaratmak için yasal ve düzenleyici bir çerçeve sunmak amacıyla bağımsız bir finansal serbest bölge olarak tasarlanmıştır. DIFC’de kayıtlı tüm işletmeler, DIFC’deki firmaların ve bireylerin günlük operasyonlarını yönetmek için yürürlüğe giren DIFC yasalarına (“DIFC Yasaları”) tabidir.

DIFC Yönetimi, 2004 yılında kurulduğundan bu yana çok çeşitli medeni ve ticari DIFC Yasaları’nı getirmiştir. Bunlardan biri 2008 yılında getirilen ve 2013 yılında değiştirilen DIFC Tahkim Yasası’dır. Taraflar aralarındaki herhangi bir anlaşmazlığın tahkim yoluyla çözüleceği konusunda anlaştıkları ve tahkim yeri olarak DIFC’i belirledikleri takdirde, BAE Medeni Usul Kanunu’nun tahkim hükümleri uygulanmamaktadır. DIFC’nin tahkimin yeri olduğu durumlarda, bu tahkimin her yönü DIFC Tahkim Yasası tarafından yönetilmektedir. BAE Medeni Usul Kanunu’nun tahkim hükmünün aksine, Tahkim Yasası İngilizce dilinde bir hukuktur.

2021 yılında yürürlüğe giren 34 numaralı Dubai Yasası’ndan önce, DIFC’in kendi tahkim kurumu, DIFC ile Londra Uluslararası Tahkim Merkezi’nin (“LCIA”) ortak girişimi olarak 2007 yılında kurulan DIFC-LCIA Tahkim Merkezi’ydi ve DIFC-LCIA Tahkim Kuralları uygulanmaktaydı. Ancak, 34 numaralı Dubai Yasası ile DIFC-LCIA kaldırılmış ve gelecekteki tahkimler Dubai Uluslararası Tahkim Merkezi (“DIAC”) tarafından yönetilmeye başlanmıştır. Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya’nın önde gelen finans merkezlerinden biri olan DIFC’de, DIAC’ın bir şubesi bulunmaktadır.

DIAC, 1994 yılında Dubai Ticaret ve Sanayi Odası’nın (şu anda “Dubai Odaları“) bir girişimi olan Ticari Uzlaştırma ve Tahkim Merkezi olarak kurulmuş, 2004 tarihli 10 sayılı Dubai Kararnamesi ile Dubai Uluslararası Tahkim Merkezi olarak yeniden adlandırılmıştır. Eylül 2021’den bu yana DIAC artık Dubai Odaları’nın bir girişimi olmayıp yönetim kurulu, tahkim mahkemesi ve bir idari organdan oluşan üç kademeli bir yapıya sahiptir.

DIAC, altı kıtadan ve çeşitli hukuki ve sektörel geçmişlere sahip deneyimli hakemlerden oluşan bir portföye sahiptir. Uyuşmazlık çözüm yöntemleri gayrimenkul, mühendislik ve inşaat, kurumsal ve ticari, finans ve yatırım, lojistik, enerji, petrol ve gaz dahil olmak üzere çeşitli sektörleri kapsamaktadır.

Dubai’nin uluslararası uyuşmazlık çözüm merkezi olarak konumunu sağlamlaştırma çabalarının bir parçası olarak DIAC, 2022’de yeni Tahkim Kuralları’nı yürürlüğe koymuştur. DIAC’ın 2022 Tahkim Kuralları, yargılamanın hızını, etkinliğini ve sürdürülebilirliğini teşvik etmektedir. 2022 Tahkim Kuralları’na göre, DIAC’ın varsayılan tahkim yeri DIFC olup, tahkim yargılamasına DIFC Tahkim Yasası uygulanmaktadır.

B. Uluslararası Tahkim Merkezi (Astana)

Astana Uluslararası Finans Merkezi (“AIFC”), Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinin en önemli finans merkezlerinden biridir. AIFC, 2018 yılında faaliyete başlayan bağımsız bir yargı alanıdır. Uluslararası Tahkim Merkezi (“IAC”), AIFC’de medeni ve ticari anlaşmazlıkları çözmek için mahkeme davalarına ekonomik ve hızlı bir alternatif sunar. Tarafların tahkim yoluyla çözülmesi konusunda anlaştığı uyuşmazlıkları inceler.

Uluslararası uygulamalara göre modellenmiş kendi usul kurallarına sahiptir. Ticaret, inşaat, petrol ve gaz, finansal hizmetler, bankacılık, enerji, İslami finans, fikri mülkiyet ve sigorta dahil olmak üzere ticari hukukta uzun yıllar tahkim ve arabuluculuk deneyimine sahip uluslararası hakem ve arabuluculardan oluşan bir paneli bulunmaktadır. IAC, aynı zamanda, IAC’de veya başka yerlerde yürütülen tahkim ve arabuluculuklar için panelinden hakem ve arabulucuların atanmasını sağlayan bir atama otoritesidir.

IAC, taraflara IAC’de anlaşmazlıklarını çözmek için kullanmak istedikleri kuralları ve prosedürleri seçme konusunda esneklik sunar. Taraflar, IAC’nin aşağıda sayılanları yapması konusunda anlaşabilirler:

  • Tahkimi IAC Tahkim ve Arabuluculuk Kuralları’na göre yönetmek. (Bu kurallar, hızlandırılmış tahkimler, acil hakemlerin atanması ve yatırım anlaşması anlaşmazlıklarının çözümü prosedürlerini içerir.)
  • Tahkimi Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (“UNCITRAL”) Tahkim Kuralları veya özel tahkim kurallarına göre yönetmek.
  • Arabuluculuğu IAC Tahkim ve Arabuluculuk Kuralları veya özel arabuluculuk kurallarına göre yönetmek.
  • Diğer alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini sağlamak.

IAC, tarafların IAC’nin tesislerinde fiziksel olarak bulunmalarına gerek kalmadan dünyanın her yerinden elektronik olarak dava açmalarını sağlayan bir e-Adalet sistemine sahiptir. Video duruşmaları, bir hakem veya arabulucunun şahsen duruşma veya toplantının gerekli veya uygun olmadığına karar vermesi durumunda gerçekleşir.

C. Abu Dabi Küresel Pazarı Uyuşmazlık Çözümü İşitme Merkezi

Abu Dabi Küresel Pazarı (“ADGM”), BAE’nin başkentinde bulunan dünyanın önde gelen uluslararası finans merkezlerinden biridir. ADGM, Federal mevzuat ve Abu Dabi mevzuatı kapsamında, Abu Dabi Emirliği’nde, kendi medeni ve ticari yasalarına sahip bir finansal serbest bölge olarak 2013 yılında kurulmuştur.

ADGM Yönetim Kurulu, 17 Aralık 2015’te ADGM Tahkim Yönetmeliği’ni yürürlüğe koymuştur. Bu Yönetmelik, UNCITRAL tarafından yayınlanan Uluslararası Ticari Tahkim Model Yasası’na (“UNCITRAL Model Yasası”) dayanmaktadır. UNCITRAL Model Yasası, tahkim düzenlemesi için yaygın olarak tanınan küresel bir standarttır. ADGM mahkemelerinin yargıçları, ADGM Tahkim Yönetmeliği kapsamında hakem olarak görev yapabilmektedir.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde uyuşmazlık çözümünü desteklemek için kurulmuş olan, gelişmiş duruşma tesislerine sahip ADGM Uyuşmazlık Çözümü İşitme Merkezi (“DRHC”), uluslararası uygulamalar doğrultusunda hizmet veren, tahkim duruşmaları ve arabuluculuklar için kurulmuş bir merkezdir.

DHRC, UNCITRAL Model Yasası’na dayalı bir tahkim çerçevesine sahip olup, ADGM tahkim kararları, New York Sözleşmesi uyarınca uluslararası alanda uygulanabilmektedir. Ayrıca, bağımsız ve tarafsız bir duruşma ortamı olarak DRHC, taraflar tarafından yönetici tahkim kurumu veya tahkim yeri ne olursa olsun rezerve edilebilmektedir.

IV. İSTANBUL FİNANS MERKEZİ İÇİNDE KURULABİLECEK YAPILAR

Finans alanında uluslararası piyasalarla entegrasyon ve etkin bir ekosistem sunma amacıyla yola çıkan ve küresel bir merkez olmayı hedefleyen İFM, halihazırda kendi bünyesinde kurulmuş olan bağımsız bir tahkim kurumuna sahip değildir. Özellikle küresel bir finans merkezi olma hedefinin gerçekleşmesi kapsamında İFM’nin, bu hedeflere sahip diğer bazı önemli uluslararası finans merkezlerinin hedeflerine ulaşmak için uyuşmazlık çözümüne ilişkin izlediği yolu izleyerek, bünyesinde uluslararası alanda kabul görecek, bağımsız ve tarafsız bir tahkim kurumunu ve görülecek tahkimlere uygulanacak özgün tahkim kurallarını hayata geçirmesi, söz konusu hedefin gerçekleştirilmesine katkı sağlayabilecektir.

Uygulanacak tahkim kurallarının belirlenmesinde, uluslararası alanda uygulanmakta olan ve kabul gören tahkim kuralları temel alınabilecektir. Böylelikle tarafların bilmedikleri veya aşina olmadıkları kurallara tabi olma çekincesinin önüne geçilebilecektir. Özellikle de yukarıda II. başlık altında belirtilmiş olduğu üzere, finans kurumlarının tahkimi tercih etme yönündeki eğilimleri ve tahkimin sağladığı avantajlar dikkate alındığında, İFM’de kurulacak tarafsız ve bağımsız bir tahkim kurumunun ve hayata geçirilecek tahkim kurallarının, İFM’nin cazibesini artırarak küresel bir ticaret merkezi haline gelmesi yönünde önemli bir katkı sunabileceği değerlendirilmektedir.

V. SONUÇ

Uluslararası finans kurumlarının, uyuşmazlıklarının tahkim yolu ile çözülmesi yönündeki eğilimleri ve tahkimin sağladığı avantajlar dikkate alındığında, diğer bazı önemli uluslararası finans merkezlerinde olduğu gibi, İFM bünyesinde de İFM’nin cazibesinin artırılması adına özel bir tahkim kurumu hayata geçirilebilecektir. İFM bünyesinde bir tahkim kurumunun kurulması bir zaruret olmamakla birlikte, uyuşmazlık çözümü kapsamında finansal kurumların finans merkezinde yer alması noktasında sağlayacağı cazibe yönünden, ilgili tahkim kurumunun kurulmasının İFM’ye katma değer sağlayacağı değerlendirilmektedir.

References


  1. https://iccwbo.org/wp-content/uploads/sites/3/2016/11/icc-financial-institutions-and-international-arbitration-icc-arbitration-adr-commission-report.pdf ↩︎
İstanbul Finans MerkeziUluslararası Finans MerkeziUluslararası TahkimUyuşmazlık Çözüm Yöntemi
Read more
  • Published in Yayınlar
No Comments

İSTANBUL FİNANS MERKEZİNDE FAALİYET GÖSTEREN KATILIMCILARA DEFTER KAYITLARINI YABANCI PARA BİRİMİ ÜZERİNDEN TUTMA İMKANI

Çarşamba, 23 Ekim 2024 by ssi-legal

Özet

İstanbul Finans Merkezi (“İFM”) kurulduğu günden bu yana, proaktif bir vizyonla, bölgede yer alacak katılımcılara vergisel teşvikler sağlanması yanında, sunulan operasyonel kolaylıklara her geçen gün bir yenisi daha eklenerek küresel bir cazibe merkezi olma yönünde hızla ilerlemektedir. Bu kapsamda son olarak bölgede yer alan katılımcılara diledikleri döviz cinsinden defter ve kayıtlarını tutabilme imkanı sağlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: İstanbul Finans Merkezi, Defter Kayıtları, Yabancı Para Birimi, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

I. GİRİŞ

Finans alanında uluslararası piyasalarla entegrasyon ve etkin bir ekosistem sunma amacıyla yola çıkan İstanbul Finans Merkezi, kısa vadede bölgesel, orta vadede ise küresel bir merkez olmayı hedeflemekte ve bu doğrultuda kamu ve özel sektör bankalarını, portföy yönetim şirketlerini, aracı kurumları, sigorta şirketlerini, profesyonel hizmet şirketlerini uluslararası transit ticaret firmaları ile farklı kategorilerden ulusal ve uluslararası finansal kuruluşları bir araya getirmektedir.

Bu vizyon doğrultusunda bölgede yer alacak katılımcılara çeşitli vergi teşvikleri ile operasyonel avantajların sunulmasının yanında, zaman içinde yeni imkan ve kolaylıklar sağlanması kapsamında, söz konusu katılımcılara tercih edecekleri yabancı para birimi cinsinden defter kayıtlarını tutabilmelerine imkan tanınarak raporlamalarını daha sağlıklı yapabilmeleri, ana merkezleri ile ortak para birimi üzerinden entegrasyonlarının sağlanması amaçlanmaktadır. Yine bu imkanı kullanan katılımcılar Türk Lirası ile defter kayıtlarını tutan kurumlara kıyasla, kur farkının değişiminden kaynaklı oluşan kanunen kabul edilmeyen giderlerin doğurduğu ek vergi yüklerini de en aza indirebileceklerdir.

Bölgede yer alan katılımcılardan dileyenlerin, tutmak zorunda oldukları defterler ile düzenleyecekleri belgelerin yabancı para birimiyle tutulabilmesi ve düzenlenebilmesine ilişkin 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu1 (“Kanun”) ile Hazine ve Maliye Bakanlığına (“Bakanlık”) verilen yetki çerçevesinde, ilgili Bakanlık tarafından 569 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği2 (“Tebliğ”) yayınlanmış olup, uygulamanın 2025 hesap döneminden itibaren başlamasına yönelik usul ve esaslar belirlenmiştir. Söz konusu Tebliğ ile getirilen uygulama usul ve esaslarına yazımızda yer verilmiştir.

II. UYGULAMA KAPSAMINA GİREN KATILIMCILAR

Defter kayıtlarını yabancı para biriminden tutabilecek olanların Kanun’a göre öncelikli olarak katılımcı belgesi alarak katılımcı olmaları gerekmektedir. Kanun’a göre “Katılımcı”, katılımcı belgesi alarak ofis alanında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler, bunların şubeleri ile temsilcilikleri, adi ortaklıkları, irtibat büroları, bölgesel yönetim merkezleri ve ulusal varlık fonları olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca, Tebliğ’in 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bu katılımcıların defterlerini yabancı para biriminde tutabilme hakkına sahip olmaları için, faaliyetlerinin münhasıran Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrasında sayılan indirim ve istisnalara esas teşkil eden faaliyetler veya 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10.maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamındaki kazanç indirimine esas teşkil eden faaliyetlerden oluşması şarttır (“Kapsanan Faaliyetler”).

Bu kapsamda katılımcı belgesi alarak İFM’de faaliyet gösteren ve faaliyetleri münhasıran finansal hizmet ihracatı olan finansal kuruluşlar ile katılımcı belgesi alarak İFM’de faaliyette bulunan ve yurt dışından satın aldıkları malları Türkiye’ye getirmeksizin yurt dışında satan veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık eden kurumlar bu uygulamadan yararlanabilecektir.

III. UYGULAMANIN BAŞLANGIÇ TARİHİ

A. Faaliyetleri Münhasıran Kapsanan Faaliyetler’den Oluşan Katılımcılar

Tebliğ’in 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, Faaliyetleri münhasıran Kapsanan Faaliyetler’den oluşan katılımcılardan dileyenlerin, 2025 hesap döneminden (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2025 yılında başlayan hesap döneminden) itibaren defter kayıtlarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca (“TCMB”) günlük olarak kuru belirlenen herhangi bir yabancı para birimi ile yapabilmeleri mümkündür. Diğer taraftan, faaliyetleri münhasıran kapsama giren faaliyetlerden olmakla birlikte, Tebliğ’in yayımı tarihi olan 26/09/2024 tarihi itibarıyla katılımcı belgesini henüz almayan ancak, 31/12/2024 tarihine kadar katılımcı belgesi almak suretiyle bu yerde ilk defa işe başlayan katılımcılardan isteyenler, işe başladıkları tarihten itibaren defter kayıtlarını TCMB tarafından günlük olarak kuru belirlenen herhangi bir yabancı para birimi ile tutabileceklerdir. Dolayısıyla faaliyetleri münhasıran kapsama giren faaliyetlerden oluşan katılımcılardan dileyenler herhangi başvuru ve izine tabi olmadan defter kayıtlarını TCMB’nin günlük olarak kuru belirlediği herhangi bir yabancı para birimi ile tutabileceklerdir.

B. Faaliyetleri Münhasıran Kapsanan Faaliyetler’den Oluşmayan Katılımcılar

Tebliğ’in 3. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Kapsanan Faaliyetler’in yanında, bu bölgede veya bölge dışında başkaca faaliyetleri de bulunan katılımcılardan bölge içerisindeki şubelerine münhasır olmak üzere defter kayıtlarını yabancı para birimi ile tutmak isteyenler, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi daireleri aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığına (“Başkanlık”) yazılı olarak başvuruda bulunacaklardır.

Bu kapsamda olup, bölgedeki faaliyetlerine ilişkin defter kayıtlarını yabancı para birimiyle tutmak isteyen katılımcıların başvuruda bulunabilmesi için, Tebliğ’in 3. maddesinin 4. fıkrası uyarınca;

i. Başvuru tarihi itibarıyla sermayesinin en az % 30’unun ikametgâhı, kanunî ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kişilere ait olan işletmelere ait olması,

ii. Başvurunun yapıldığı tarihten önceki en yakın hesap dönemi sonunda, bölgedeki faaliyetlerden elde edilen gelirlerinin en az %30’unun Kapsanan Faaliyetler’den elde edilen gelirlerden olması şarttır.

İlk defa işe başlayan katılımcılar için (ii) bendinde belirtilen gelir şartı aranılmayacaktır.

Bu kapsamdaki katılımcıların yabancı para birimi ile defter tutma talebinin, defterlerin kullanılacağı hesap döneminin en geç iki ay öncesinden yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan başvuru dilekçesinin ekinde;

i. Katılımcı belgesi örneğine ve defter kaydının tutulmak istenildiği yabancı para birimine,

ii. Ofis alanı içindeki ve dışındaki faaliyet konularına ilişkin bilgiler ile ortaklık yapısına ilişkin bilgilere,

iii. Ofis alanı içindeki ve dışındaki faaliyetlerin hacmini gösterir brüt satış hasılatına yönelik bilgilere,

iv. Kapsanan Faaliyetler’den elde edilen brüt satış hasılatının, bölge içerisindeki tüm faaliyetlerden elde edilen brüt satış hasılatına oranına,

yer verilecektir.

Bölgede ilk defa işe başlayacak katılımcıların ise bu fıkranın (i) ve (ii) bentlerinde yer alan bilgileri ibraz etmeleri yeterlidir.

Başvurular Başkanlık tarafından başvurunun yapıldığı hesap dönemi sonuna kadar sonuçlandırılacaktır. Başvurunun incelenmesi sonucunda durumu uygun görülen katılımcı belgesine sahip mükelleflerin defter kayıtlarını yabancı para birimi ile tutmalarına Bakanlık tarafından izin verilebilecektir.

IV. DEFTER KAYITLARININ TUTULMASINDA ESAS ALINACAK DÖVİZ KURLARI

Tebliğ’in 3. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, defter kayıtlarını yabancı para birimiyle tutan katılımcılar, Türk lirasıyla yaptıkları işlemlerini, işlemin gerçekleştiği gündeki TCMB tarafından ilan edilen döviz alış kurlarını kullanmak suretiyle defterlerin tutulduğu yabancı para birimine çevireceklerdir. Defterlerin tutulduğu yabancı para birimi dışındaki başka yabancı para birimleriyle yapılan işlemlerde ise işlemin gerçekleştiği gündeki TCMB tarafından ilan edilen çapraz kurlar kullanılacaktır. Öte yandan ilana konu edilmiş çapraz kurun bulunmaması durumunda, yabancı para birimiyle yapılan söz konusu işlemler öncelikle TCMB tarafından ilan edilen döviz alış kurları dikkate alınarak Türk lirasına çevrilecek ve ardından aynı gün için TCMB tarafından ilan edilen döviz alış kurları dikkate alınarak defterlerin tutulduğu yabancı para birimi karşılığı tespit edilecektir.

Örnek 1: İFM’de faaliyet gösteren ve defter kayıtlarını ABD Doları cinsinden tutan katılımcı (A) A.Ş. adına 20/8/2026 tarihinde Euro cinsinden bir fatura düzenlenmiştir.

Buna göre (A) A.Ş. faturanın düzenlendiği tarihteki TCMB tarafından ilan edilen Euro/Dolar çapraz kurunu kullanmak suretiyle Euro cinsinden tanzim edilen söz konusu fatura tutarını ABD Dolarına çevirerek defter kayıtlarına alacaktır.

Örnek 2: Katılımcı belgesi alarak İFM’de faaliyet gösteren (B) A.Ş. defter kayıtlarını Euro cinsinden tutmaktadır. Söz konusu mükellef adına 9/9/2026 tarihinde Rumen Leyi para birimi cinsinden fatura düzenlenmiştir. Faturanın düzenlendiği tarih itibarıyla TCMB tarafından Rumen Leyi/Euro çapraz kuru belirlenmemektedir.

Buna göre (B) A.Ş. öncelikle fatura tarihi itibarıyla TCMB tarafından ilan edilen döviz alış kurunu kullanmak suretiyle Rumen Leyi cinsinden olan bu fatura tutarının Türk lirası karşılığını tespit edecek, tespit edilen Türk lirası karşılık daha sonra Euro cinsine çevrilerek deftere kaydedilecektir.

V. DEFTER KAYITLARINI YABANCI PARA BİRİMİYLE TUTAN KATILIMCILAR TARAFINDAN VERİLECEK BEYANNAMELER

Tebliğ’in 4. maddesi uyarınca, Defter kayıtlarını yabancı para birimiyle tutan katılımcılar, beyannamelerini ve beyanname eki bilanço ve gelir tablolarını, beyannamelerin verilmesi gereken ayın ilk gününün TCMB tarafından ilan edilen döviz alış kuru dikkate alınmak suretiyle Türk lirasına çevirecek ve bildirim ile beyanlarını Türk lirası üzerinden yapacaklardır. Geçici vergi dönemleri itibarıyla verilecek beyannamelerde ise geçici vergi beyannamesinin verilmesi gereken ayın birinci gününde ilan edilen kurlar dikkate alınacaktır. Beyannameye konu verginin ödenmesi, mahsubu ve iadesi işlemlerinde de Türk lirası esas alınacaktır.

Örnek 3: İFM’de faaliyet gösteren ve 2025 hesap döneminden itibaren defterlerini Rus rublesi para birimi cinsinden tutan katılımcı (D) A.Ş. 2025 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini, 2026 yılının Nisan ayının birinci gününde TCMB tarafından ilan edilen Rus rublesi alış kurunu dikkate alarak Türk lirası cinsinden verecektir.

Beyannamenin verilmesi gereken ayın ilk gününde TCMB tarafından döviz kurunun belirlenmediği durumlarda, söz konusu günden önceki ilk iş gününde ilan edilen döviz alış kurları dikkate alınacaktır.

VI. DEFTER KAYITLARINI YABANCI PARA BİRİMİYLE TUTAN KATILIMCILARIN BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Tebliğ’in 5. maddesi uyarınca, faaliyetleri münhasıran Kapsanan Faaliyetler’den oluştuğu için herhangi başvuru ve izine tabi olmadan defter kayıtlarını TCMB’nin günlük olarak kuru belirlediği herhangi bir yabancı para birimi ile tutabilecek katılımcılar, defter kayıtlarını yabancı para birimi ile tutmaya başlayacakları hesap döneminin ilk ayının sonuna kadar hangi yabancı para birimi ile kayıt yapacaklarını gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesine bildireceklerdir.

Bu kapsamdaki katılımcılardan hesap dönemi içerisinde ilk defa işe başlayanlar defter kayıtlarını yabancı para birimi ile tutmaya başlayacakları tarihi izleyen ayın sonuna kadar hangi yabancı para birimi ile kayıt yapacaklarını gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi dairesine bildireceklerdir.

Bildirimleri süresinde yapmayanlar veya yanıltıcı bildirimde bulunanlar hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili ceza hükümleri tatbik olunacaktır.

Yaptıkları başvuru sonucu defter kayıtlarını yabancı para birimi ile tutmalarına Bakanlık tarafından izin verilen katılımcıların, bu kapsamda ayrıca herhangi bir bildirimde bulunmalarına gerek bulunmamaktadır.

VII. UYGULAMAYA İLİŞKİN DİĞER ESASLAR

i. Yabancı para birimiyle defter tutmaları uygun görülenlerin, defterlerini bilanço esasına göre tutmaları gerekmektedir.

ii. Defter kayıtlarını yabancı para birimi cinsinden tutan katılımcılar, işletmeye dâhil kıymetlerin değerlerini ve dönem sonu vergi matrahlarını (geçici vergi dönemleri dâhil) kayıt yapılan para birimine göre tespit edeceklerdir.

iii. Malın teslim edildiği veya hizmetin ifa edildiği tarih esas itibarıyla işlemin gerçekleştiği gün olarak dikkate alınacaktır. Ancak, mal teslimi veya hizmet ifasından önce faturanın düzenlenmesi durumunda, faturanın düzenlendiği tarih işlemin gerçekleştiği gün olarak kabul edilecektir.

iv. Yabancı para birimi cinsinden ilk kayıt yapılan hesap dönemi dahil üçüncü hesap döneminin sonuna kadar defter kayıtlarına esas alınan yabancı para biriminden başka bir yabancı para birimine dönülemeyecektir.

Örnek 4: İFM’de faaliyet gösteren katılımcı (C) A.Ş. 2026 hesap döneminden itibaren Euro cinsinden defter tutmaya başlamıştır. Buna göre, adı geçen mükellef 2028 hesap dönemi de dâhil olmak üzere üç hesap dönemi boyunca başka bir yabancı para birimi cinsinden defter tutamayacaktır. Ancak 2029 hesap döneminden itibaren ABD Doları başta olmak üzere TCMB tarafından günlük olarak kuru belirlenen diğer yabancı para birimleri cinsinden defter tutulabilecektir.

v. İFM’de faaliyette bulunup defter kayıtlarını yabancı para birimi ile tutan mükellefler, takip eden hesap döneminin başından itibaren defter kayıtlarını Türk lirası ile tutabileceklerdir. Ancak, bu suretle defter kayıtlarını takip eden hesap döneminden itibaren Türk lirası ile tutmaya başlayan mükelleflerin üç hesap dönemi boyunca defter kayıtlarını Türk lirası ile tutmaları şarttır.

vi. İFM’de faaliyette bulunup defter kayıtlarını yabancı para birimi ile tutan mükelleflerden katılımcı belgeleri dönem içerisinde iptal edilenler, takip eden hesap döneminin başından itibaren defter kayıtlarını Türk lirası ile tutacaklardır.

VIII. SONUÇ

İstanbul Finans Merkezi ekosisteminde yer almak ve ilgili mevzuat ile İFM’de sağlanan teşvikler ve diğer kolaylaştırıcı uygulamalar kapsamında, bölgede yer alan ve finansal hizmet ihracatı faaliyetinde bulunan finansal kuruluşlar ile transit ticaret ve transit ticarete aracılık faaliyetinde bulunan kurumlara tutmak zorunda oldukları defterler ile düzenleyecekleri belgelerin yabancı para birimiyle tutulabilmesi ve düzenlenebilmesine imkan tanınması bölgenin bir cazibe merkezi olması yönünde atılmış önemli bir adımdır.

Bu kapsamda atılacak benzer yeni proaktif adımlar, İFM’nin dünyada önemli bir finans ve ticaret merkezi olması ve Türkiye’nin küresel yatırım pastasından daha büyük pay alması vizyonuna önemli katkılar sağlayacaktır.

References


  1. 22/06/2022 Tarihli ve 31880 Sayılı Resmî Gazetede Yayınlanmıştır. ↩︎
  2. 26/09/2024 Tarihli ve 32674 Sayılı Resmî Gazetede Yayınlanmıştır. ↩︎
Defter KayıtlarıGenel Tebliğiİstanbul Finans MerkeziVergi Usul KanunuYabancı Para Cinsi
Read more
  • Published in Yayınlar
No Comments

SSI LAW FIRM

Cumhuriyet Mh. Silahşör Cd. Yeni Yol Sk. No:2 Now Bomonti D:94 Şişli İstanbul
[email protected]
+90 (212) 813 73 24

  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Ekibimiz ile Tanışın
  • Çalışma Alanları
  • Kariyer
  • İletişim
  • Privacy Policy
TOP